yer

yer

earth, ground, location, place, room, spot, accommodation, land, position, premises, scene, seat, setting, site, situation, space, floor, venueBoden, Erde, Austragungsort, Fußboden, Lage, Ort, Stelleparjure, Terre, endroit, lieu, salle, situation, solأَرْض, مَكان, مَكَان, مَكَاْنٌmísto, místo konání, podlaha, zeměgulv, jord, stedέδαφος, πάτωμα, σημείο, τοποθεσία, τόπος, χώρος εκδηλώσεωνlugar, sede, sitio, suelo, terreno, ubicaciónlattia, maa, paikka, sijainti, tapahtumapaikkalokacija, mjesto, pod, sastajalište, tloluogo, pavimento, terreno, ubicazione会場, 地点, 地面, 場所, 床땅, (방)바닥, 위치, 자리, 장소, 행사 장소grond, locatie, plaats, plaats van samenkomst, plek, vloerarena, bakke, gulv, plassering, stedmiejsce, grunt, lokalizacja, podłogachão, local do evento, localização, lugar, soalhoместо, земля, местоположение, пол, местаgolv, mark, platsพื้น, พื้นดิน, สถานที่, สถานที่ที่คนมาพบปะหรือชุมนุมกันchỗ, địa điểm, mặt đất, nơi, sàn会议地点, 地方, 地点, 地面, 场所 (jeɾ)
ad
1. dünya yeri saran gaz katmanları
2. hacim Dolapta hiç yer kalmamış.
varolmak kitapta yer alan konular

a. unutulmamak bilim dünyasında yer eden isimler
b. yerleşmek aklında yer eden bilgiler
3. zemin Yere bastı.
4. mahalle Şehrin bazı yerleri daha kalabalık.
5. konum borsanın ekonomideki yeri
6. koltuk Konukları yerinde ağırladı.
7. arazi Şehir dışından bir yer satın aldı.
8. sahne kaza yeri
9. otel odası Otelde yer kalmamış.
10. koltuk yer numarası
yer vermek Yaşlı kadına yer açtı.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.
Collins Multilingual Translator © HarperCollins Publishers 2009